Filistin Tarih Yazıcılığı Geleneğinde Abdullah Muhlis: Yöntemi ve Tarih Yazımı Alanları
Abstract
Abdullah Muhlis, XX. yüzyıl Filistin tarih yazıcılığının önde gelen temsilcilerinden biridir. Osmanlı döneminde yetişen ve Filistin’in siyasal kırılmalarına tanıklık eden Muhlis, tarihî üretimini ilmî titizlik ile Filistin kimliğini tahkim etme hedefini birlikte gözeten bir çizgide sürdürmüştür. Bu iki yönlü hassasiyet, onun metin merkezli araştırmayı yerel hafıza ve kurumsal süreklilikle irtibatlandıran bir tarih anlayışı geliştirmesine imkân tanımıştır. Bu çerçevede çalışmada öncelikle Muhlis’in tarihçi kimliği ve tarih yazım anlayışı ele alınmış; klasik metinlere yönelik tenkitçi yaklaşımı, kronoloji ve nispet hatalarına ilişkin tashihleri ile kitabeler gibi maddî kültür verilerini birincil kaynak olarak kullanma biçimi değerlendirilmiştir. Ardından Muhlis’in siyer literatürüne katkıları, Resâilü’r-Resûl ve Hülletü’s-Siyerâ üzerinden incelenmiştir. Bu bağlamda Hz. Peygamber’e nispet edilen mektuplara dair çalışması ele alınmış; ayrıca Hz. Peygamber için kaleme alınmış bir kasidenin şerhlerine yönelik tetkikleri, siyer çalışmalarının tamamlayıcı bir unsuru olarak değerlendirilmiştir. Bunun yanı sıra Muhlis’in vüzerâ literatürüne duyduğu ilgiye dikkat çekilmiş ve İbnü’s-Sayrafî’nin (ö. 542/1147) el-İşâre ilâ men nâle’l-vezâre adlı eserine hazırladığı tahkik çalışması incelenmiştir. Son olarak Filistin tarihine dair çalışmaları, Kudüs merkezli şehir tarihçiliği ve Filistinli âlimlere yönelik biyografik derleme girişimleri bağlamında ele alınmıştır. Çalışmanın temel amacı, Muhlis’in tarihçiliğinin yalnızca akademik bir faaliyet olarak değil, aynı zamanda Filistin kimliğinin inşası ve kurumsal hafızanın korunmasına yönelik bilinçli bir tarih söylemi olarak değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktır. Elde edilen bulgular, onun farklı alanlara uzanan üretimine rağmen ağırlık merkezinin Filistin olduğuna ve yerel hafızayı güçlendiren kurucu bir rol üstlendiğine işaret etmektedir. Bununla birlikte 1948’de şahsî kütüphanesinin kaybı, bu tarihî birikimin zayi olmasına ve hafızanın sürekliliğinin kesintiye uğramasına yol açmıştır.
Keywords
Abdullah Mukhlis in the Tradition of Palestinian Historiography: His Method and Areas of Historical Writing
Abstract
Abdullah Mukhlis is one of the leading representatives of twentieth-century Palestinian historiography. Educated in the late Ottoman period and witnessing Palestine’s major political ruptures, Mukhlis pursued his historical work along a line that combined scholarly rigor with the aim of strengthening Palestinian identity. This dual sensitivity enabled him to develop an understanding of history that connects text-centered research with local memory and institutional continuity. Within this framework, the study first examines Mukhlis’s identity as a historian and his approach to writing history, focusing on his critical engagement with classical texts, his corrections of chronological and attributional errors, and his use of material cultural evidence such as inscriptions as primary sources. The article then analyzes his contributions to sīra scholarship through Rasāʾil al-Rasūl and Hullat al-Sīra, with particular attention to his work on the letters attributed to the Prophet Muhammad. It also considers his examinations of commentaries on a qasīda composed in praise of the Prophet as a complementary aspect of his sīra research. In addition, the article highlights Mukhlis’s interest in the vizierate literature by examining his critical edition of Ibn al-Sayrafi’s al-Ishara ila man nala al-Wizara. Finally, it addresses his studies on Palestinian history in relation to Jerusalem-centered urban historiography and his biographical compilations devoted to Palestinian scholars. The main aim of this study is to show that Mukhlis’s historiography should be understood not only as an academic enterprise but also as a deliberate discourse directed toward the construction of Palestinian identity and the preservation of institutional memory. The findings suggest that, despite the wide range of his works, the center of gravity of his scholarship remained Palestine. Nevertheless, the loss of his personal library in 1948 disrupted the continuity of this accumulated historical knowledge.
Keywords